Mizanar

Kredi & Mizan

Banka şirkete kredi verirken mizanda aslında neye bakar?

Kredi başvurunuzu onaylayan ya da reddeden kişi mizanınızın hangi satırlarına bakıyor? Bir kredi analistinin gözünden, rakamlı örneklerle anlattık.

07 Ekim 2026·7 dk okuma·Relteco Teknoloji
Eski bir muhasebe defteri ve el yazısı kayıtlar
Fotoğraf: Unsplash

Şöyle bir sahne düşünün. Firmanızın kredi ihtiyacı var, şubeye gidiyorsunuz, portföy yöneticisiyle oturuyorsunuz. Siz işin hikâyesini anlatırken — yeni siparişler, büyüyen ciro, gelecek planları — karşınızdaki kişi gülümseyip başını sallıyor ama gözü aslında masadaki tek bir kâğıtta: mizanınız. Siz konuştukça o, 320'ye, 131'e, özkaynak satırına bakıyor. Kredinin çıkıp çıkmayacağına büyük ölçüde o kâğıt karar verecek, sizin anlattığınız hikâye değil.

Bu yazıda tam olarak şunu açacağız: o kâğıda bakan kişi ne arıyor, hangi satırlara takılıyor, hangi oranları kafasından hesaplıyor ve en önemlisi — neden. Amaç, bankaya gitmeden önce kendi mizanınıza aynı gözle bakabilmeniz.

Önce şunu oturtalım: banka neden mizana bakar?

Bankanın size kredi vermesi aslında basit bir bahis. "Bu şirket parayı geri öder mi?" sorusuna cevap arıyor. Sizin niyetiniz, çalışkanlığınız, sektörün parlak geleceği — bunların hiçbiri bu soruyu yanıtlamaz. Yanıtı veren şey, firmanın sayılarla kanıtlanmış ödeme gücü. İşte mizan, o kanıtın ham hâlidir.

Mizan; defter-i kebirdeki her hesabın borç ve alacak hareketlerini, kalan bakiyelerini tek bir tabloda gösterir. Bankacı bu tablodan iki şeyi çıkarır: firmanın o anki fotoğrafı (neyin var, neye borçlusun) ve kazanç gücü (bu iş para kazanıyor mu, borcu çevirebilir mi). Kredi kararı da bu ikisinin üstüne kurulur.

Burada peşinen söyleyelim: mizan tek belirleyici değil. Findeks, Memzuç, teminat ve bankanın kendi içsel modeli de işin içinde — buna yazının sonunda döneceğiz. Ama mizan, kapıdan içeri girip girmeyeceğinizi belirleyen ilk eşiktir.

Mizanın anatomisi: bankacı hangi satırları işaretler?

Bir kredi analisti mizana baktığında onu kafasında ikiye böler: bilanço (neyin var, neye borçlusun, ne kadar sermayen var) ve gelir tablosu (ne kadar satıyorsun, ne kadar kâr ediyorsun). Aşağıdaki diyagram, bu bölümleri ve bankacının ilk işaretlediği satırları gösteriyor.

AKTİF — NEYİN VAR Dönen varlıklar kasa · banka · alacak · stok Duran varlıklar

PASİF — KAYNAĞIN NE Kısa vadeli borçlar Uzun vadeli borçlar Özkaynaklar

GELİR TABLOSU Net satışlar − Satışların maliyeti − Faaliyet giderleri = Faaliyet kârı / FAVÖK − Finansman gideri = Dönem kârı

BANKACININ İLK İŞARETLEDİĞİ SATIRLAR 131 Ortaklardan alacaklar — para firmada mı, ortakta mı? 100 Kasa — gerçekçi mi, yoksa şişirilmiş mi? Özkaynaklar — pozitif mi, eridi mi? Dönem sonucu — kâr mı, zarar mı?

Bankacı mizanı iki parçada okur: bilanço (fotoğraf) ve gelir tablosu (kazanç gücü).

Dikkat edin: bankacı tek tek hesapları ezbere saymaz. Bu satırları birbirine oranlayarak okur. "Kasan 2 milyon" tek başına bir şey ifade etmez; "aktifin %40'ı kasada görünüyor ama ciron bunu açıklamıyor" cümlesi ise alarm zilidir. İşte o oranlara geçelim.

Bankanın baktığı beş rasyo ailesi

Her bankanın kendi içsel derecelendirme (rating) modeli var ve ağırlıkları gizli. Ama modeller farklı olsa da hepsi aynı beş rasyo ailesini kullanır. Bir rasyoyu okumanın mantığı da hep aynı: değeriniz, bankanın "sağlıklı" saydığı bandın neresinde oturuyor?

riskli izlenmeli sağlıklı firmanız burada
Her rasyo için mantık aynı: işaretçi ne kadar sağda, banka o kadar rahat.

İşte o beş aile ve bankacının her birinde ne aradığı:

Rasyo ailesi Örnek oran Sağlıklı aralık Banka ne düşünür?
Likidite Cari oran (dönen varlık / kısa vadeli borç) 1,5 ve üzeri "Kısa vadede nakit sıkışması yaşar mı?" 1'in altı tehlike.
Mali yapı Kaldıraç (yabancı kaynak / aktif) %50–60 altı "Varlıkların ne kadarı borçla alınmış?" %70 üstü yüksek risk.
Borç ödeme Net finansal borç / FAVÖK 3–3,5 kat altı "Mevcut borcu kaç yıllık kârla kapar?" En kritik oran.
Kârlılık Net kâr marjı, FAVÖK marjı pozitif ve istikrarlı "Geri ödemenin kaynağı sağlam mı?"
Faaliyet Alacak tahsil süresi, stok devri sektöre göre kısa "Parası tahsilata mı takılı, stokta mı yatıyor?"

Bu oranlardan özellikle ikisinin altını çizelim, çünkü çoğu kredi kararı bunların etrafında döner.

Net finansal borç / FAVÖK: bankacının gözbebeği

Bu oran şunu söyler: firmanın banka ve finansal borçları, ürettiği yıllık nakde (FAVÖK) göre ne kadar büyük? 2 çıkıyorsa firma borcunu teorik olarak iki yılda kapatacak kârı üretiyor demektir; bu rahatlatıcıdır. 5 çıkıyorsa bankacı koltuğunda geriye yaslanır, çünkü mevcut borç bile zor dönüyordur — üstüne yeni kredi eklemek ateşe benzin olur. Pratikte çoğu banka 3–3,5 katı bir üst sınır gibi görür.

Cari oran: en çok yanlış anlaşılan rakam

Cari oran yüksek diye herkes sevinir ama bankacı iki yöne de bakar. 0,8 ise "kısa vadeli borçlarını dönen varlıklarıyla karşılayamıyor, işletme sermayesi açığı var" der. Öte yandan cari oran 4 gibi aşırı yüksekse "neden bu kadar atıl varlık tutuyor, stok mu birikti, alacak mı tahsil edilemiyor?" diye sorar. İdeal, 1,5–2 bandında, dengeli bir tablodur.

Rakamların ötesi: bankacıyı asıl tedirgin eden satırlar

Rasyolar matematiğin dilidir. Ama deneyimli bir kredi analisti, tablonun gerçekliğinden şüphe ettiren belirli kalemlere ayrıca bakar. Bunlar çoğu zaman rasyolardan daha belirleyicidir, çünkü güveni zedelerler.

Ortaklardan alacaklar (131) şişkinseBu satır, "şirketin parası ortağın cebinde" demektir. Bankacı bunu sermaye kaçışı ve örtülü kâr dağıtımı olarak okur. Firmaya verdiği kredinin, kredi çıkar çıkmaz ortağın hesabına kaymasından korkar. Aktifin %10'unu aşan bir 131, neredeyse her dosyada soru işaretidir.
Kasa (100) gerçekçi değilseKüçük bir firmanın kasasında 3 milyon TL nakit görünüyorsa bu çoğu zaman gerçek para değildir; belgelenemeyen tahsilatların ya da kayıt dışının "bir yere yazılması" gereğinden doğar. Bankacı şişkin kasayı gördüğünde tüm tablonun doğruluğundan şüphe etmeye başlar — ve bu şüphe, iyi rasyolarınızı bile gölgeler.
Özkaynak eridiyse ya da negatifseGeçmiş yıl zararları sermayeyi yemişse, hele özkaynak negatife döndüyse (TTK 376 — teknik sermaye kaybı), bu artık bir rasyo sorunu değil, varlık sorunudur: firmanın borcu, varlığını aşmıştır. Böyle bir tabloda kredi neredeyse imkânsızdır; önce sermaye tamamlanması beklenir.

Bir de dönem zararı var. Tek bir zarar yılı tek başına ölümcül değildir — bankacı nedenini sorar (tek seferlik bir yatırım mı, yapısal bir sorun mu?). Ama zarar tekrar ediyorsa, özkaynağı erittiği için kırmızı çizgiye dönüşür.

Peki mizan tek başına yeterli mi? Hayır

Burada dürüst olmak gerekiyor, çünkü piyasada "mizanım güzel, kredi kesin çıkar" yanılgısı yaygın. Mizan kapıyı açar ama kararı tek başına vermez. Bankanın modeline, çoğu zaman mizandan daha ağır basan şu kalemler de girer:

Yani mizanınız kusursuz olsa bile protestolu bir çekiniz varsa kredi çıkmayabilir; ya da mizanınız ortalama olsa bile sağlam bir ipotekle kredi alabilirsiniz. Mizan, bu denklemin kontrol edebileceğiniz ve en erken düzeltebileceğiniz parçasıdır. Onu güçlü tutmak, pazarlık masasına güçlü oturmaktır.

Bankaya gitmeden önce kendi mizanını oku

Buraya kadar anlattığımız her şeyi bir cümlede toplarsak: bankacı dosyanızı açmadan, siz açın. Hangi rasyonuz riskli bantta, 131'iniz ne durumda, net borç/FAVÖK'ünüz kaç — bunları bankacıdan önce bilmek, hem sürpriz yaşamamanızı hem de gerekiyorsa önceden düzeltmenizi sağlar.

Kısa yolMizanınızı Mizanar'a yükleyin; yukarıda saydığımız tüm rasyoları hesaplar, 131/kasa/özkaynak gibi dikkat noktalarını işaretler ve bankaların sağlıklı saydığı bantlara uyumunuzu bir kredi hazırlık skoruna çevirir. Üyelik yok, mizanınız cihazınızdan çıkmaz.

Unutmayın: mizan "düzeltmek" ile mizanı "makyajlamak" aynı şey değildir. Amaç bankayı yanıltmak değil, firmanın gerçek zayıf noktalarını önceden görüp — mümkünse gerçekten iyileştirmek. Bu ayrımı bir sonraki yazıda ayrıntısıyla ele alacağız.

Sıkça sorulan sorular

Banka kesin mizanı mı yoksa geçici (ara) mizanı mı ister?

Çoğu zaman en güncel ara mizanı ve son dönem kesin mizanını birlikte ister. Güncel ara mizan "şu an" fotoğrafını, kesin mizan ise kapanmış dönemin tam sonucunu verir. İkisinin tutarlı olması güven yaratır.

Kredi notu kaç olmalı?

Tek bir eşik yok; her bankanın içsel skoru farklı. Ama Findeks bireysel/şirket notunuz ne kadar yüksek ve mizan rasyolarınız sağlıklı bantlarda ne kadar fazlaysa, hem onay ihtimaliniz hem de alacağınız limit ve faiz o kadar iyileşir.

Zararda olan bir şirkete kredi çıkar mı?

Çıkabilir ama zorlaşır. Banka zararın nedenini, tekrar edip etmediğini ve özkaynağın hâlâ pozitif olup olmadığını sorgular. Güçlü teminat ve açıklanabilir, tek seferlik bir zarar, kredinin önünü açabilir.

Ortaklardan alacaklar yüksekse ne yapmalıyım?

İdeali, kredi başvurusundan önce bu bakiyeyi azaltmaktır — ortağın şirkete geri ödeme yapması veya hesabın temizlenmesi. Mümkün değilse en azından tutarın iş gereği oluştuğunu belgeleyebilmek, bankacının endişesini bir miktar yumuşatır.