Temel Kavramlar
Cari oran nedir, nasıl hesaplanır, kaç olmalı?
Cari oran firmanın kısa vadeli borç ödeme gücünü gösterir. Formülü, mizandan nasıl hesaplanacağı, ideal aralığı ve bankaların bu orana neden bu kadar baktığı — örnekle.
Finansal rasyolar içinde en çok adı geçen, en kolay hesaplanan ama bir o kadar da yanlış yorumlanan oran cari orandır. Bir firmanın "kısa vadede nefesi var mı?" sorusunu tek bir sayıyla yanıtlar. Bankaların kredi değerlendirmesinde ilk baktığı oranlardan biri olmasının sebebi de bu: hızlı, net ve çok şey anlatır.
Bu yazıda cari oranı tüm yönleriyle ele alıyoruz — ne olduğu, mizandan nasıl hesaplandığı, kaç olması gerektiği ve neden "yüksek olsun" demenin her zaman doğru olmadığı.
Cari oran nedir?
Cari oran, firmanın dönen varlıklarının kısa vadeli borçlarını kaç kez karşıladığını gösterir. Yani "önümüzdeki bir yıl içinde ödemem gereken borçları, bir yıl içinde nakde çevirebileceğim varlıklarımla karşılayabilir miyim?" sorusunun cevabıdır.
Mizandan nasıl hesaplanır?
İki rakama ihtiyacınız var, ikisi de mizanda:
- Dönen varlıklar: Mizandaki 1'li hesapların (100–199) net toplamı. Kasa, bankalar, alıcılar, alacak senetleri, stoklar, kısa vadeli diğer alacaklar... Hepsi bir yıl içinde nakde dönmesi beklenen varlıklardır.
- Kısa vadeli yabancı kaynaklar: Mizandaki 3'lü hesapların (300–399) net toplamı. Banka kredileri, satıcılar, ödenecek vergi ve SGK, kısa vadeli diğer borçlar... Bir yıl içinde ödenmesi gereken yükümlülüklerdir.
Dönen varlıkları kısa vadeli borçlara bölersiniz, sonuç cari orandır. Yukarıdaki örnekte 3.000.000 / 1.400.000 = 2,14 çıkıyor; bu, her 1 TL kısa vadeli borca karşılık 2,14 TL dönen varlık demektir. Rahat bir tablo.
Cari oran kaç olmalı?
Genel kabul gören ideal aralık 1,5 ile 2 arasıdır. Ama tek bir rakama saplanmak yerine üç bölgeyi akılda tutmak daha doğru:
- 1'in altı → riskli. Dönen varlıklar kısa vadeli borçları karşılamıyor. İşletme sermayesi açığı var; firma yakın vadede nakit sıkışması yaşayabilir. Bankacının en sevmediği bölge.
- 1 ile 1,5 arası → izlenmeli. Borçlar karşılanıyor ama tampon dar. Beklenmedik bir gecikme sıkıntı yaratabilir.
- 1,5 ile 2 arası → sağlıklı. Hem borçlar rahat karşılanıyor hem de sermaye atıl değil. İdeal denge.
- 2,5 üstü → sorgulanır. Kulağa iyi gelse de aşırı yüksek cari oran her zaman olumlu değildir. Firma neden bu kadar çok dönen varlık biriktiriyor? Stok mu şişti, alacaklar mı tahsil edilemiyor, nakit mi atıl duruyor? Bankacı bunu da sorgular.
İşte cari oranın en çok yanlış anlaşılan yönü bu: "ne kadar yüksekse o kadar iyi" değildir. Önemli olan dengeli olmasıdır.
Dikkat: cari oran yanıltabilir
Cari oranın bir zayıf noktası var — içindeki dönen varlıkların ne kadar hızlı nakde döneceğine bakmaz. Stoklarınız satılamıyorsa ya da alacaklarınız tahsil edilemiyorsa, cari oran yüksek görünse bile firma nakit sıkıntısı çekebilir.
Bu yüzden bankacılar cari oranın yanında bir de asit-test (likidite) oranına bakar: formülden stokları çıkarırsınız, yani "(dönen varlıklar − stoklar) / kısa vadeli borçlar". Bu oran, stok satılmasa bile borçların ödenip ödenemeyeceğini gösterir; ideali 1 civarıdır. İkisini birlikte okumak, tek başına cari orana güvenmekten çok daha sağlıklıdır.
Banka cari oranı nasıl yorumlar?
Bir kredi analisti için cari oran, firmanın kısa vadeli nefes payını gösterir. 1'in altındaki bir oran, "bu firma mevcut borçlarını çevirmekte bile zorlanıyor olabilir, yeni kredi riski artırır" anlamına gelir. 1,5–2 bandı güven verir. Çok yüksek bir oran ise merak uyandırır ve bankacıyı "varlıklar gerçekten likit mi, yoksa ölü stok/tahsil edilemeyen alacak mı?" diye bakmaya iter.
Tek başına cari oran kredi kararını belirlemez ama zayıf bir cari oran, dosyanın geneline gölge düşürür. Bankanın mizanda baktığı rasyo ailelerini ilk yazımızda topluca ele almıştık.
Cari oran nasıl iyileştirilir?
Birkaç gerçek (makyaj değil) yöntem:
- Kısa vadeli borcu uzun vadeliye çevirmek: Kısa vadeli bir krediyi uzun vadeliye dönüştürmek, paydayı küçültür ve oranı yükseltir — hem de gerçekten nefes açar.
- Alacakları hızlandırmak: Tahsilatı sıkılaştırmak dönen varlıkların kalitesini artırır.
- Ölü stoğu eritmek: Satılmayan stoğu nakde çevirmek hem oranı hem gerçek likiditeyi iyileştirir.
- Sermaye koymak: Ortağın nakit sermaye koyması özkaynağı güçlendirir, kısa vadeli borca bağımlılığı azaltır.
Sıkça sorulan sorular
Cari oran ile likidite oranı aynı şey mi?
Cari oran bir likidite oranıdır ama tek değildir. "Likidite oranı" çoğu zaman asit-test oranını (stoklar hariç) kasteder. İkisi birlikte okunur: cari oran genel resmi, asit-test daha katı bir testi verir.
Cari oranım çok yüksek, bu kötü mü?
Mutlaka değil ama 2,5–3 üstü değerler "neden bu kadar atıl varlık?" sorusunu doğurur. Şişmiş stok ya da tahsil edilemeyen alacak olup olmadığını kontrol edin.
Sektöre göre ideal cari oran değişir mi?
Evet. Hızlı stok döndüren perakende daha düşük cari oranla rahat çalışırken, uzun üretim döngüsü olan sektörler daha yüksek oran taşır. Kıyası kendi sektör ortalamanızla yapmak en doğrusudur.
Cari oranı nasıl hızlıca yükseltirim?
En sağlıklı yol kısa vadeli borcu uzun vadeliye çevirmek ve alacak/stok tahsilatını hızlandırmaktır. Dönem sonunda yapılan yapay düzeltmeler bankacı tarafından kolayca fark edilir, kalıcı çözüm değildir.